top of page

YKS ve LGS’ye Hazırlanan Bir Öğrenciye Veli Nasıl Yaklaşmalı?

  • Yazarın fotoğrafı: Emre ÇİĞDEM
    Emre ÇİĞDEM
  • 18 Ağu
  • 13 dakikada okunur

YKS veya LGS’ye hazırlanan bir öğrencinin sınav sürecinde yalnızca ders çalışma programı değil, evde karşılaştığı yaklaşım da önemlidir.

Öğrenci bir yandan konuları yetiştirmeye, deneme sonuçlarını yükseltmeye ve zamanını doğru kullanmaya çalışırken diğer yandan ailesinin beklentilerini de hisseder. Bu beklenti doğru yönetildiğinde öğrenciyi destekleyebilir; yanlış yönetildiğinde ise çalışma isteğini, özgüvenini ve sınav performansını olumsuz etkileyebilir.


Velinin görevi öğrencinin yerine sınava hazırlanmak değildir.

Ama öğrencinin çalışma ortamını, motivasyonunu, eğitim takibini ve gerektiğinde profesyonel destek alacağı sistemi doğru kurmasına yardımcı olmaktır.

Bu nedenle YKS ve LGS hazırlığında veliler için en önemli soru yalnızca:

“Çocuğum bugün kaç saat ders çalıştı?”

olmamalıdır.

Daha değerli soru şudur:

“Çocuğumun gerçekten neye ihtiyacı var ve ben bu süreçte ona nasıl doğru destek olabilirim?”

YKS ve LGS Hazırlığında Veli Neden Bu Kadar Önemlidir?

Sınava öğrenci girer ancak hazırlık süreci çoğu zaman bütün aileyi etkiler.

Deneme sonuçları düştüğünde veli endişelenebilir.

Öğrenci yeterince çalışmadığında müdahale etmek isteyebilir.

Sınav tarihi yaklaştıkça “Acaba yetişecek mi?” kaygısı artabilir.

Kurum, özel ders, dershane, birebir eğitim veya rehberlik gibi kararların önemli bölümünü de veli verir.

Bu nedenle velinin yaklaşımı yalnızca duygusal destek açısından değil, öğrencinin eğitim sisteminin doğru kurulması açısından da önemlidir.

Veli ne tamamen sürecin dışında kalmalı ne de öğrencinin her gününü kontrol eden bir yöneticiye dönüşmelidir.

En sağlıklı yaklaşım, öğrencinin sorumluluk alabileceği bir alan bırakırken ihtiyaç duyduğu noktalarda takip ve destek sağlamaktır.

Bir Veli Çocuğuna Ne Kadar Müdahale Etmeli?

Bu sorunun herkese uyan tek bir cevabı yoktur.

Çünkü öğrencilerin yaşları, çalışma alışkanlıkları, sorumluluk düzeyleri ve sınava hazırlanma biçimleri birbirinden farklıdır.

Bazı öğrenciler programlarını düzenli biçimde uygulayabilir ve yalnızca belirli noktalarda desteğe ihtiyaç duyar.

Bazı öğrenciler ise çalışma düzenini kurmakta, dersler arasında öncelik belirlemekte veya başladığı programı sürdürmekte zorlanabilir.

Bu durumda velinin tamamen geri çekilmesi öğrencinin kontrolsüz ilerlemesine neden olabilir.

Ancak sürekli “Ders çalıştın mı?”, “Kaç soru çözdün?”, “Telefonu bırak.” gibi uyarılar yapmak da bir süre sonra öğrencinin veliyi yalnızca baskı kaynağı olarak görmesine yol açabilir.

Doğru yaklaşım, sürekli kontrol etmek yerine doğru sistemi kurmak ve sistemin işleyip işlemediğini takip etmektir.

“Ders Çalış” Demek Neden Genellikle İşe Yaramaz?

YKS ve LGS öğrencilerinin büyük bölümü ders çalışması gerektiğini zaten bilir.

Sorun çoğu zaman öğrencinin bunun farkında olmaması değildir.

Sorun nereden başlayacağını bilememesi olabilir.

Çalışma programı gerçekçi olmayabilir.

Bazı dersleri sürekli erteleyebilir.

Bir konuya gereğinden fazla zaman ayırırken başka bir dersi ihmal edebilir.

Deneme sonucunda neyi değiştirmesi gerektiğini anlayamayabilir.

Bu nedenle veli her gün “Ders çalış.” dediğinde aslında öğrencinin gerçek problemini çözmemiş olur.

Daha yararlı yaklaşım şu soruları sormaktır:

“Bugün hangi konuda zorlandın?”

“Programında yetişmeyen bir bölüm var mı?”

“Denemede en fazla nerede zaman kaybettin?”

“Bu hafta hangi dersi toparlaman gerekiyor?”

Bu sorular kontrol etmekten çok öğrencinin kendi durumunu düşünmesini sağlar.

Deneme Sonucu Kötü Geldiğinde Veli Nasıl Tepki Vermeli?

Öğrencinin deneme netinin düşmesi velilerde doğal olarak endişe yaratabilir.

Ancak ilk tepkinin doğrudan eleştiri olması çoğu zaman doğru değildir.

Örneğin öğrenci bir önceki hafta 82 net yapmış, bu hafta 73 nete düşmüş olabilir.

Bu tabloya yalnızca toplam net üzerinden bakılırsa “Neden bu kadar düştün?” sorusu gelir.

Fakat düşüşün nedeni matematikte birkaç konu eksiği olabilir.

Deneme önceki haftaya göre daha zor olabilir.

Öğrenci süre yönetiminde problem yaşamış olabilir.

Dikkat hataları artmış olabilir.

Ya da yalnızca tek bir denemeye özgü kötü performans yaşanmış olabilir.

Bu nedenle velinin ilk sorusu:

“Niye düştün?”

yerine:

“Bu denemede ne oldu?”

olmalıdır.

Bu küçük dil farkı bile öğrencinin savunmaya geçmesi yerine problemi anlatmasını kolaylaştırabilir.

Veli Deneme Netini mi, Gelişimi mi Takip Etmeli?

İkisini de takip etmek gerekir ancak yalnızca nete bakmak yetersizdir.

Öğrencinin toplam neti iki hafta boyunca aynı kalabilir.

Buna rağmen önemli bir gelişim yaşanmış olabilir.

Örneğin ilk denemede matematikte 10 soruya süre nedeniyle ulaşamayan öğrenci sonraki denemede yalnızca 5 soruya ulaşamamış olabilir.

Türkçede yanlış sayısı aynı kalmış ancak daha önce bilgi eksikliğinden yaptığı yanlışlar azalmış olabilir.

Fen bilimlerinde belirli bir konu tamamen toparlanmış olabilir.

Bu gelişmeler henüz toplam nete büyük ölçüde yansımamış olsa da öğrencinin doğru yönde ilerlediğini gösterebilir.

Bu nedenle veli açısından daha sağlıklı takip:

“Kaç net yaptın?”

sorusunun yanında:

“Geçen denemeye göre ne değişti?”

sorusunu da içermelidir.

YKS ve LGS Öğrencisini Başkalarıyla Kıyaslamak Neden Zararlı Olabilir?

“Arkadaşın 90 net yapmış.”

“Kuzenin geçen yıl şu bölümü kazandı.”

“Senin sınıfındaki öğrenci senden daha fazla çalışıyor.”

Bu tür cümleler çoğu zaman öğrenciyi motive etmek amacıyla söylenir.

Fakat öğrencide oluşturduğu etki bunun tam tersi olabilir.

Çünkü öğrencinin gelişimi kendi başlangıç seviyesi, eksikleri, çalışma düzeni ve öğrenme hızı üzerinden değerlendirilmelidir.

Aynı sınıfta bulunan iki öğrencinin konu eksikleri bile birbirinden tamamen farklı olabilir.

Biri matematikte zorlanırken diğeri Türkçe süre yönetiminde problem yaşayabilir.

Bu nedenle sağlıklı karşılaştırma, öğrencinin kendisini başka öğrencilerle değil kendi önceki performansıyla karşılaştırmasıdır.

“Bu Netlerle Olmaz” Gibi Cümleler Öğrenciyi Motive Eder mi?

Bazı öğrenciler sert uyarılarla kısa süreli olarak daha fazla çalışabilir.

Ancak sürekli kullanılan olumsuz ve tehdit içeren dil uzun vadede öğrencinin sınavla kurduğu ilişkiyi bozabilir.

“Bu netlerle hiçbir yere gidemezsin.”

“Böyle çalışırsan kazanamazsın.”

“Biz senin için bu kadar şey yapıyoruz.”

gibi ifadeler öğrencinin probleme odaklanması yerine kendisini başarısız hissetmesine neden olabilir.

Bunun yerine durum gerçekçi biçimde konuşulabilir.

Örneğin:

“Şu anda hedeflediğin puan için bazı derslerde gelişmen gerekiyor. Hangi alanlara yoğunlaşmamız gerektiğini birlikte belirleyelim.”

Bu yaklaşım problemi saklamaz.

Ancak öğrenciyi de problem hâline getirmez.

Öğrencinin Telefon Kullanımına Veli Nasıl Yaklaşmalı?

Telefon ve sosyal medya konusu YKS ve LGS hazırlığında aile içi tartışmaların önemli nedenlerinden biridir.

Sorun çoğu zaman telefonun tamamen varlığı değildir.

Sorun kontrolsüz kullanımın öğrencinin çalışma zamanını, uykusunu ve dikkatini etkilemesidir.

Telefonu tamamen yasaklamak bazı öğrencilerde geçici çözüm sağlayabilir ancak sürdürülebilir olmayabilir.

Daha sağlıklı yöntem, çalışma saatleri ve dinlenme saatleri konusunda sınırların belirlenmesidir.

Örneğin ders çalışma sırasında telefonun masada bulunmaması, belirli aralarda kontrol edilmesi veya gece belirli bir saatten sonra kullanımın azaltılması düşünülebilir.

Burada amaç öğrenciye sürekli yasak koymak değil, kendi zamanını yönetmeyi öğretmektir.

Veli Evde Nasıl Bir Çalışma Ortamı Oluşturmalı?

Öğrencinin verimli çalışabilmesi için çok özel veya pahalı bir çalışma odasına ihtiyacı yoktur.

Ancak mümkün olduğunca düzenli, dikkat dağıtıcı unsurların sınırlı olduğu bir ortam faydalıdır.

Evde sürekli televizyonun açık olması, yoğun misafir trafiği veya öğrencinin her birkaç dakikada bir farklı iş için çağrılması çalışma düzenini bozabilir.

Özellikle sınava yaklaşılan dönemlerde aile üyelerinin öğrencinin çalışma saatlerine saygı göstermesi önemlidir.

Bununla birlikte evin tamamen “sınav kampına” dönüşmesi de gerekmez.

Öğrenci yalnızca sınava hazırlanan biri değildir.

Dinlenmeye, aileyle zaman geçirmeye ve zihinsel olarak sınavdan uzaklaşmaya da ihtiyaç duyar.

Öğrencinin Kaç Saat Çalıştığını Takip Etmek Doğru mu?

Çalışma süresi önemli bir göstergedir ancak tek başına yeterli değildir.

Bir öğrenci masada beş saat oturabilir ama iki saat verimli çalışmış olabilir.

Başka bir öğrenci üç saatlik odaklı çalışmayla daha fazla ilerleme sağlayabilir.

Bu nedenle yalnızca saat hesabı yapmak yerine öğrencinin yaptığı çalışmanın niteliğine bakmak daha değerlidir.

Hangi konu tamamlandı?

Kaç soru çözülüp analiz edildi?

Deneme yanlışlarına dönüldü mü?

Programdaki öncelikli görevler tamamlandı mı?

Bu sorular yalnızca “Bugün kaç saat çalıştın?” sorusundan daha fazla bilgi verir.

Veli Öğrencinin Ders Programını Kendisi Hazırlamalı mı?

Genellikle öğrencinin programının tamamen veli tarafından hazırlanması doğru değildir.

Çünkü program öğrencinin seviyesine, konu eksiklerine, okul programına, deneme sonuçlarına ve ders bazındaki ihtiyaçlarına göre oluşturulmalıdır.

Ayrıca öğrencinin kendi programına katılması sorumluluk duygusunu artırabilir.

Velinin burada üstlenebileceği rol programı yazmak değil, programın gerçekçi olup olmadığını ve uygulanıp uygulanmadığını takip etmektir.

Öğrenci sürekli aynı dersi erteliyorsa veya hazırlanan program haftalardır sonuç üretmiyorsa profesyonel bir rehberlik sistemi devreye girebilir.

Rehber Koçluk Veli ile Öğrenci Arasındaki Gerilimi Azaltabilir mi?

Doğru uygulandığında evet.

Öğrencinin ders çalışma sürecini yalnızca velinin takip ettiği sistemlerde aile içi iletişim kolaylıkla “Ders çalıştın mı?” eksenine sıkışabilir.

Bu da velinin istemeden öğretmen, rehberlik uzmanı ve kontrol mekanizması rollerinin tamamını üstlenmesine neden olabilir.

Rehber koçluk olduğunda öğrencinin çalışma programı, hedefleri, deneme sonuçları ve haftalık gelişimi profesyonel bir sistem tarafından takip edilebilir.

Bu durumda veli sürekli kontrol eden kişi olmaktan çıkar.

Aile içindeki iletişim de yalnızca ders üzerinden kurulmak zorunda kalmaz.

Maksimum VİP Akademi'nin öğrenci takip yaklaşımında rehber koçluk bu nedenle yalnızca program hazırlamak değil, öğrencinin süreç boyunca takip edilmesini sağlayan önemli yapılardan biridir.

Veli Bir Deneme Sonucunu Nasıl Okumalı?

Bir deneme sonucu yalnızca toplam net değildir.

Örneğin öğrenci TYT'de 72 net yaptıysa veli açısından şu sorular daha anlamlıdır:

Hangi ders yükseldi?

Hangi ders düştü?

Yanlışların ne kadarı bilgi eksikliğinden kaynaklandı?

Süre nedeniyle kaç soru boş kaldı?

Aynı hata önceki denemelerde de görülmüş müydü?

Öğrenci bir derste gereğinden fazla mı zaman harcadı?

Bu sorulara cevap verildiğinde deneme sonucu öğrencinin sonraki haftaki çalışmasını yönlendiren bir veriye dönüşür.

Veli Ne Zaman Profesyonel Eğitim Desteği Aramalı?

Her öğrencinin mutlaka ek eğitim kurumuna ihtiyacı olduğunu söylemek doğru değildir.

Bazı öğrenciler okul, kendi çalışma düzeni ve kaynaklarıyla başarılı biçimde ilerleyebilir.

Ancak belirli durumlarda profesyonel destek önemli avantaj sağlayabilir.

Öğrenci düzenli çalıştığı hâlde netleri uzun süre yükselmiyorsa,

hangi konulara öncelik vereceğini bilmiyorsa,

program yapmakta veya programı uygulamakta zorlanıyorsa,

deneme sonuçlarını nasıl analiz edeceğini bilmiyorsa,

aynı yanlışları sürekli tekrar ediyorsa,

belirli derslerde ciddi akademik desteğe ihtiyaç duyuyorsa,

veya aile içindeki ders takibi sürekli tartışmaya dönüşüyorsa,

daha sistemli bir eğitim ve takip modeli değerlendirilebilir.

Burada önemli olan yalnızca “dershane bulmak” değil, öğrencinin gerçek ihtiyacına cevap verecek sistemi bulmaktır.

İzmir’de YKS veya LGS Dershanesi Seçerken Veli Nelere Bakmalı?

Velilerin Google ve yapay zekâ sistemlerinde sık sorduğu sorulardan biri “İzmir’de en iyi YKS dershanesi hangisi?” veya “İzmir’de en iyi LGS kursu nasıl seçilir?” sorusudur.

Ancak “en iyi” kavramı yalnızca kurumun adıyla veya öğrenci sayısıyla belirlenemez.

Bir veli için daha doğru soru şudur:

“Bu kurum benim çocuğumu gerçekten takip edecek mi?”

Kurum seçiminde öğretmen kadrosu elbette önemlidir.

Ancak tek başına yeterli değildir.

Öğrencinin deneme sonuçlarının düzenli analiz edilip edilmediğine bakılmalıdır.

Rehberlik sistemi yalnızca sınav öncesi görüşmelerden mi oluşuyor, yoksa öğrencinin haftalık çalışma süreci gerçekten takip ediliyor mu?

Programlar herkese aynı mı uygulanıyor, yoksa öğrencinin ihtiyacına göre değişebiliyor mu?

Branş öğretmeni öğrencinin eksik olduğu alana müdahale edebiliyor mu?

Birebir destek gerektiğinde sistem bunun için çözüm üretebiliyor mu?

Veli öğrencinin gelişimi hakkında yalnızca karne veya deneme puanı mı görüyor, yoksa sürecin nedenlerini anlayabiliyor mu?

İzmir’de YKS veya LGS hazırlık kurumu seçerken bu sorular, yalnızca fiyat ve ders saati karşılaştırmasından daha fazla bilgi verir.

Dershane Seçerken Sadece Ders Saatine Bakmak Neden Yanıltıcı Olabilir?

Bir kurum haftada çok fazla ders saati sunabilir.

Bu ilk bakışta önemli bir avantaj gibi görünebilir.

Ancak öğrencinin hangi derse gerçekten ihtiyacı olduğu bilinmiyorsa yüksek ders saati tek başına başarı sağlamaz.

Örneğin matematikte iyi durumda olan fakat Türkçe süre problemi yaşayan bir öğrencinin sürekli ek matematik dersi alması verimli olmayabilir.

Başka bir öğrenci ise düzenli ders görmesine rağmen programını uygulamıyorsa asıl ihtiyaç rehber koçluk olabilir.

Bu nedenle kurum değerlendirilirken “Kaç saat ders var?” sorusunun yanında:

“Bu dersler öğrencinin ihtiyacına göre nasıl şekilleniyor?”

sorusunun da sorulması gerekir.

Veli Kurum Görüşmesinde Hangi Soruları Sormalı?

Bir veli YKS veya LGS hazırlık kurumu araştırırken yalnızca ücret ve haftalık ders sayısını sormamalıdır.

Şu sorular daha açıklayıcı olabilir:

Öğrencinin seviyesi başlangıçta nasıl belirleniyor?

Deneme sınavları ne sıklıkla uygulanıyor?

Deneme sonuçları yalnızca net olarak mı veriliyor, yoksa ayrıntılı analiz ediliyor mu?

Yanlışların nedenleri takip ediliyor mu?

Öğrencinin programı kim tarafından ve hangi verilere göre hazırlanıyor?

Program öğrenci gelişimine göre değişiyor mu?

Rehber koç öğrenciyi ne sıklıkla takip ediyor?

Branş öğretmenleri deneme sonuçlarını görüyor mu?

Eksik bir konuda birebir çalışma yapılabiliyor mu?

Veli öğrencinin gelişimi hakkında nasıl bilgilendiriliyor?

Bu sorular kurumun yalnızca ders veren bir yapı mı, yoksa gerçekten öğrenci takip eden bir eğitim sistemi mi olduğunu anlamaya yardımcı olur.

İyi Bir Dershane Veliye Ne Vaat Etmeli, Ne Vaat Etmemeli?

Hiçbir eğitim kurumu her öğrenci için belirli bir net artışı veya belirli bir üniversiteyi garanti edemez.

“Kesin şu kadar net artırırız.”

“Kesin şu okulu kazandırırız.”

gibi vaatlere temkinli yaklaşmak gerekir.

Çünkü öğrencinin sonucu birçok değişkene bağlıdır.

Kurumun yapabileceği şey öğrenciyi düzenli biçimde takip etmek, eksikleri belirlemek, uygun akademik desteği sağlamak ve çalışma sistemini veriye göre geliştirmektir.

Veli açısından güven veren yaklaşım büyük vaatlerden çok, sürecin nasıl yönetileceğinin açık biçimde anlatılmasıdır.

Maksimum VİP Akademi’de Veli Sürecin Neresinde?

Maksimum VİP Akademi'nin kişiye özgü eğitim yaklaşımında öğrenci merkezde yer alır ancak veli tamamen sistemin dışında bırakılmaz.

Öğrencinin akademik gelişimi, deneme sonuçları, çalışma düzeni ve ihtiyaçları profesyonel eğitim takibi içerisinde değerlendirilirken velinin de süreci anlaması önemlidir.

Buradaki amaç veliyi öğrencinin günlük kontrol mekanizmasına dönüştürmek değildir.

Tam tersine, eğitim takibinin kurum tarafından sistemli biçimde yürütülmesi sayesinde velinin sürekli “Ders çalıştın mı?” sorusunu sormak zorunda kalmadığı bir yapı oluşturmaktır.

Deneme analizi öğrencinin nerede zorlandığını gösterir.

Rehber koç öğrencinin programını ve çalışma davranışını takip eder.

Branş öğretmeni akademik eksikleri değerlendirir.

Gerektiğinde birebir çalışmalar öğrencinin ihtiyaç duyduğu noktaya yoğunlaştırılabilir.

Böylece veli yalnızca sonucu gören kişi olmaktan çıkar; öğrencinin gelişiminin hangi sistem içerisinde takip edildiğini de bilir.

YKS ve LGS Sürecinde Veli ile Öğrenci Arasında Nasıl Bir İletişim Olmalı?

Sağlıklı iletişim her gün sınav konuşmak anlamına gelmez.

Öğrencinin ailesiyle yaptığı her konuşmanın ders, net, sınav ve çalışma üzerinden ilerlemesi bir süre sonra yorucu olabilir.

Velinin öğrencinin sınav dışındaki hayatına da alan bırakması önemlidir.

Bununla birlikte sorunlar tamamen görmezden de gelinmemelidir.

Öğrenci haftalardır çalışmıyorsa,

programını sürekli erteliyorsa,

uyku düzeni tamamen bozulmuşsa,

veya deneme sonuçlarında sürekli aynı problem görülüyorsa,

bu durumun konuşulması gerekir.

Fark, konuşmanın suçlayıcı mı yoksa çözüm odaklı mı yapıldığıdır.

“Sen zaten hiç çalışmıyorsun.”

yerine:

“Programının son iki haftadır aksadığını görüyoruz. Bunun nedenini bulup yeniden düzenlememiz gerekiyor.”

demek çok daha yapıcıdır.

Veli Öğrencinin Hedefine Ne Kadar Karışmalı?

Üniversite bölümü, lise tercihi veya meslek seçimi aileler için önemli konulardır.

Ancak öğrencinin kendi ilgileri, yetenekleri ve hedefleri dikkate alınmadan yalnızca aile beklentisi üzerinden hedef belirlemek ileride ciddi sorunlara yol açabilir.

Veli deneyimini ve görüşünü paylaşabilir.

Alternatifleri araştırabilir.

Mesleklerin veya okulların koşullarını birlikte inceleyebilir.

Fakat hedefin yalnızca aile tarafından belirlenmesi öğrencinin çalışma motivasyonunu azaltabilir.

Öğrenci kendi hedefiyle sınava hazırlanıyorsa yaptığı çalışmanın anlamı da daha güçlü olur.

Veli Kaygısını Öğrenciye Yansıtmamalı mı?

Velinin sınav konusunda hiç kaygılanmaması gerçekçi bir beklenti değildir.

Çocuğunun geleceğiyle ilgili endişe duyması doğaldır.

Ancak bu kaygı öğrencinin üzerine sürekli aktarılırsa öğrenci kendi sınav kaygısının yanında ailesinin kaygısını da taşımaya başlayabilir.

Örneğin sınava aylar varken her gün “Zaman çok hızlı geçiyor.” demek öğrenciyi hızlandırmak yerine baskı altında hissettirebilir.

Kaygının çözümü sürekli hatırlatma yapmak değil, belirsizliği azaltacak bir sistem oluşturmaktır.

Öğrencinin güncel seviyesi biliniyorsa,

eksikleri belirlenmişse,

program uygulanıyorsa,

denemeler düzenli analiz ediliyorsa,

ve gelişim takip ediliyorsa,

hem öğrenci hem de veli süreci daha somut biçimde değerlendirebilir.

Bir Veli İçin En Önemli Kontrol Listesi Nedir?

YKS veya LGS'ye hazırlanan bir öğrencinin velisi şu sorulara düzenli olarak bakabilir:

Öğrencinin gerçekçi bir çalışma programı var mı?

Program yalnızca hazırlanıyor mu, yoksa uygulanması da takip ediliyor mu?

Deneme sonuçları analiz ediliyor mu?

Yanlışların nedeni belirleniyor mu?

Aynı hatalar sürekli tekrar ediyor mu?

Öğrencinin bir rehberlik sistemi var mı?

Branş öğretmenleri öğrencinin eksiklerini biliyor mu?

Çalışma programı öğrenci gelişimine göre değişiyor mu?

Veli ile öğrenci arasındaki iletişim sürekli çatışmaya mı dönüşüyor?

Öğrenci kendi sürecinin sorumluluğunu giderek daha fazla alabiliyor mu?

Bu soruların büyük bölümüne olumlu cevap verilebiliyorsa öğrencinin sınav hazırlığı yalnızca ders çalışmaya değil, daha sistemli bir eğitim sürecine dönüşmüş demektir.

Sık Sorulan Sorular

YKS'ye hazırlanan çocuğuma nasıl davranmalıyım?

Sürekli ders hatırlatmak yerine öğrencinin çalışma sisteminin işleyip işlemediğini takip etmek daha sağlıklıdır. Deneme sonuçlarını birlikte değerlendirebilir, zorlandığı alanları anlamaya çalışabilir ve ihtiyaç duyduğu noktada profesyonel destek sağlayabilirsiniz.

LGS'ye hazırlanan öğrenciye veli nasıl destek olmalı?

LGS öğrencileri yaş olarak daha küçük oldukları için çalışma düzeninin kurulmasında veli desteğine daha fazla ihtiyaç duyabilir. Ancak programın tamamını yönetmek yerine sorumluluğun öğrenciye kademeli biçimde verilmesi ve düzenli takip yapılması daha faydalıdır.

Çocuğum ders çalışmıyor, ne yapmalıyım?

Öncelikle neden çalışmadığını anlamaya çalışmak gerekir. Öğrenci nereden başlayacağını bilmiyor, programı gerçekçi bulmuyor, belirli derslerde zorlanıyor veya motivasyon problemi yaşıyor olabilir. Sorunun nedeni belirlenmeden yalnızca çalışma baskısını artırmak çoğu zaman yeterli olmaz.

Deneme sonucu düşünce çocuğuma ne söylemeliyim?

Önce sonucun neden düştüğünü anlamaya çalışın. “Neden bu kadar kötü yaptın?” yerine “Bu denemede seni en fazla zorlayan neydi?” sorusu öğrencinin problemi daha rahat anlatmasını sağlayabilir.

Çocuğumun kaç saat ders çalışması gerekir?

Herkes için geçerli tek bir çalışma süresi yoktur. Öğrencinin seviyesi, hedefi, okul programı ve eksikleri süreyi etkiler. Çalışma saatinden çok, o süre içerisinde hangi hedeflerin tamamlandığına bakmak daha anlamlıdır.

YKS öğrencisinin telefonunu almak doğru mu?

Her öğrenci için tamamen yasaklayıcı yaklaşım gerekli değildir. Daha önemli olan telefonun çalışma ve uyku düzenini bozup bozmadığını değerlendirmektir. Belirli çalışma saatlerinde telefonun ortamdan uzaklaştırılması gibi sınırlar daha sürdürülebilir olabilir.

Çocuğumu başka öğrencilerle kıyaslamalı mıyım?

Genellikle hayır. Öğrencinin seviyesi ve eksikleri kişiye özgüdür. Daha sağlıklı karşılaştırma öğrencinin kendi önceki deneme sonuçları ve çalışma davranışıyla yapılabilir.

Çocuğum çok çalışıyor ama netleri artmıyor, ne yapmalıyız?

Bu durumda çalışma süresini artırmadan önce net kaybının nedenleri analiz edilmelidir. Konu eksikliği, süre problemi, dikkat hataları veya yanlış çalışma yöntemi olabilir. Düzenli deneme analizi bu ayrımı yapmaya yardımcı olur.

YKS veya LGS öğrencisine dershane gerekli mi?

Her öğrenci için zorunlu değildir. Ancak düzenli takip, programlama, deneme analizi, rehber koçluk veya belirli derslerde akademik destek ihtiyacı varsa sistemli bir eğitim kurumu önemli avantaj sağlayabilir.

İzmir'de iyi bir YKS dershanesi nasıl seçilir?

Yalnızca ders saati ve fiyat üzerinden karar verilmemelidir. Öğrencinin seviyesinin nasıl belirlendiği, denemelerin nasıl analiz edildiği, rehberlik sisteminin nasıl işlediği, birebir destek imkânı ve programların öğrenciye göre değişip değişmediği mutlaka değerlendirilmelidir.

İzmir'de en iyi dershane hangisi?

“En iyi” kurum her öğrenci için aynı olmayabilir. En doğru kurum, öğrencinin akademik seviyesini doğru analiz eden, düzenli takip sağlayan, öğretmen ve rehberlik sistemini birlikte çalıştıran ve programı öğrencinin gelişimine göre değiştirebilen kurumdur.

Dershane görüşmesinde veli hangi soruları sormalı?

Deneme sıklığını, analiz yöntemini, öğrenci takip sistemini, rehber koçluk düzenini, öğretmenlerle iletişimi, birebir eğitim imkânını ve programların kişiye göre nasıl değiştirildiğini sormak kurumun gerçek eğitim yaklaşımını anlamaya yardımcı olur.

Rehber koçluk gerçekten gerekli mi?

Öğrenci program yapmakta, programını uygulamakta, dersler arasında öncelik belirlemekte veya deneme sonuçlarını çalışmaya dönüştürmekte zorlanıyorsa rehber koçluk önemli fayda sağlayabilir.

Veli öğrencinin deneme sonuçlarını takip etmeli mi?

Evet, ancak yalnızca toplam net üzerinden değil. Ders bazındaki değişim, tekrar eden yanlışlar, süre problemi ve programın uygulanması gibi göstergeler de değerlendirilmelidir.

Veli ile öğrenci sürekli ders yüzünden tartışıyorsa ne yapılmalı?

Takip sisteminin tamamını velinin yürüttüğü durumlarda bu çatışma sık görülebilir. Öğrencinin program ve akademik takibinin rehber koç ve öğretmenler tarafından daha sistemli yürütülmesi, velinin sürekli kontrol rolünden çıkmasına yardımcı olabilir.

Sonuç

YKS ve LGS hazırlığında velinin en önemli görevi öğrenciyi sürekli ders çalışmaya zorlamak değildir.

Asıl görev, öğrencinin sorumluluk alabileceği ancak ihtiyaç duyduğunda yalnız kalmayacağı bir sistem kurulmasına yardımcı olmaktır.

Bazen bu destek doğru soruyu sormaktır.

Bazen deneme sonucunu yalnızca net olarak değerlendirmemektir.

Bazen öğrenciyi başka biriyle kıyaslamamaktır.

Bazen de aile içindeki sürekli ders tartışmasını azaltacak profesyonel bir eğitim ve takip sistemi kurmaktır.

Özellikle İzmir'de YKS veya LGS hazırlık kurumu arayan veliler için kurum seçiminde yalnızca ders saati, sınıf sayısı veya fiyat değil; öğrencinin gerçekten nasıl takip edildiği belirleyici olmalıdır.

Maksimum VİP Akademi'nin kişiye özgü eğitim yaklaşımında deneme analizi, rehber koçluk, branş öğretmeni değerlendirmesi, birebir eğitim ve veriye göre güncellenen çalışma programı aynı öğrencinin gelişimini destekleyen parçalar olarak ele alınır.

Bu yaklaşım velinin öğrencinin her adımını kontrol etmesini değil, öğrencinin profesyonel bir sistem içerisinde takip edildiğini bilmesini sağlar.

Çünkü sınav hazırlığında öğrencinin ihtiyacı sürekli baskı değil; doğru yönlendirme, gerçekçi takip ve kendisine uygun bir çalışma sistemidir.

İyi veli desteği öğrencinin yerine sınava hazırlanmak değil, öğrencinin kendi yolunu daha doğru yönetebilmesini sağlamaktır.

Emre ÇİĞDEM

Maksimum VİP Akademi

 
 
 

Yorumlar


bottom of page