Kişiye özgü eğitim modeli ne demek? Her öğrenciye ayrı program yeterli mi?
“Kişiye özel eğitim” ifadesi eğitim sektöründe sık kullanılıyor. Eğitimci Emre Çiğdem’e göre gerçek kişiselleştirme yalnız farklı bir haftalık çizelge hazırlamak değil, öğrenciden gelen veriye göre sistemi değiştirebilmek.

Kişiye özel eğitim programlarının yalnızca öğrenciye farklı bir çalışma çizelgesi sunmaktan ibaret olmadığını belirten MAKSİMUM VİP Akademi Kurucusu Eğitimci Emre Çiğdem, programların deneme sonuçları, öğretmen gözlemleri ve öğrencinin ihtiyaçları doğrultusunda güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
"PROGRAMIN ÖĞRENCİDEN GELEN VERİYE GÖRE DEĞİŞTİRİLEBİLMESİDİR"
Kişisel bir eğitim programının hazırlanabilmesi için öncelikle ortada bir veri olması gerektiğine dikkat çeken Çiğdem, "İki öğrenciye farklı program vermek başlangıç olabilir. Velilerin “kişiye özel ders programı” veya “özel öğrenci takip sistemi” diye aradığı şeyin gerçek karşılığı, programın öğrenciden gelen yeni veriye göre değişebilmesidir. Öğrenci geliştiğinde program değişiyor mu? Bir branş beklenenden hızlı yükseldiğinde ağırlık başka alana kaydırılıyor mu? Aynı hata devam ediyorsa yeni müdahale geliyor mu? Kişiye özgü eğitim, sadece ilk gün farklı bir çizelge vermek değil; süreç boyunca doğru küçük kararları verebilmektir. Deneme sonuçları, öğretmen gözlemleri, ödev davranışı, soru sorma ihtiyacı ve öğrencinin hedefi birlikte okunmalı. Bunlardan yalnız birine bakmak eksik resim oluşturur.— İzmir’de kişiye özgü eğitim arayan aileler ne sormalı? Ben özellikle “Programı kim ve hangi veriye göre değiştiriyor?” sorusunun sorulmasını öneriyorum. Biz MAKSİMUM VİP Akademi’de kişiye özgü eğitim anlayışını, öğrenci takip verisinin ders, rehberlik ve birebir destek kararlarına yansıması olarak tanımlıyoruz" ifadelerini kullandı.
"HER HAFTA DEĞİŞİKLİK YAPMAK DOĞRU DEĞİL"
Kişiye özgü program hazırlanırken verilerde neye dikkat etmek gerektiğine değinene Çiğdem, aynı zamanda her hafta program değiştirilmemesine dikkat çekti.
Çiğdem şu ifadeleri kullandı:
"Deneme sonuçları önemli ama tek kaynak olmamalı. Öğretmen gözlemi, ödev davranışı, öğrencinin soru sorma ihtiyacı, çalışma saatleri, hedefi ve kendi geri bildirimi birlikte değerlendirilebilir. Öğrenci denemede iyi görünürken programı sürdüremiyor olabilir; ya da düşük netin nedeni konu eksiği değil süre olabilir. Tek veri tek boyutlu karar üretir. Kişiselleştirme, farklı kaynaklardan gelen bilgiyi aynı öğrencinin hikâyesinde birleştirebilmektir.
Her hafta kökten değişiklik yapmak doğru değil; öğrencinin ritmini bozar. Ama aylarca hiç değişmeyen program da kişiye özgü değildir. Ben tekrarlayan sinyal ortaya çıktığında küçük ayarlamalar yapılmasını daha doğru buluyorum. Bir branş yükselmişse zaman başka alana kayabilir, aynı hata sürüyorsa ek destek eklenebilir, okul sınavı dönemi yoğunsa geçici denge kurulabilir. Esnekliğin ölçüsü rastgelelik değil, gerekçedir: program neden değiştiğini öğrenci de anlayabilmelidir.
Veri bize ne olduğunu gösterir; öğrenci bazen neden olduğunu anlatır. Program uygulanmıyorsa “tembel” demeden önce öğrenciye neyin zor geldiğini sormak gerekir. Saat mi uygun değil, görev çok mu büyük, dersten mi kaçıyor, hedefi mi anlamsız geliyor? Öğrencinin sesi plana girdiğinde uygulama ihtimali yükselir. Kişiye özgü eğitim, öğrenci hakkında karar vermek kadar öğrenciyle birlikte karar vermeyi de içerir"
"VERİYİ İZLEMEK HER DAKİKAYI YÖNETMEK ANLAMINA GELMEMELİ"
Amacın öğrenciyi dış kontrolle çalıştırmak olmadığına dikkat çeken Çiğdem, Her veriyi izlemek, öğrencinin her dakikasını yönetmek anlamına gelmemeli. Amaç öğrenciyi dış kontrolle çalıştırmak değil, kendi performansını okuyabilen bir öğrenciye dönüştürmektir. Takip sistemi zamanla sorumluluğu öğrenciye devretmelidir. Örneğin deneme analizini önce rehberlikle yapan öğrenci, daha sonra kendi hata türlerini sınıflandırmaya başlayabilir. İyi kişiselleştirme bağımlılık yaratmaz; öğrencinin kendi öğrenmesini yönetme becerisini büyütür. Program değişebiliyorsa. Öğrencinin verisi değiştiği hâlde plan hiç değişmiyorsa kişiselleştirme sadece başlangıçta kalmış demektir. İyi sistem öğrenciyi izler ve gerektiğinde küçük ama anlamlı ayarlamalar yapar. Kişiye özgü eğitim, öğrencinin adını programa yazmak değil; programı öğrencinin gelişimine göre değiştirebilmektir” dedi.




Yorumlar