top of page

Eğitimci Üze’den velilere 'en iyi kurum' uyarısı: Afişe değil, gelişime bakın!

Yazarın fotoğrafı: Sertan ÜZE
Sertan ÜZE
8 Eyl
2 dakikada okunur

Eğitim kurumlarının “en iyi” söylemlerinin tek başına yeterli olmadığını belirten Eğitimci Sertan Üze, ailelerin kurum seçerken başarı afişlerinden ziyade ölçülebilir takip, öğretmen erişimi ve öğrencinin gelişim sürecine bakması gerektiğini söyledi.


Bir eğitim kurumunun kendisini “en iyi” olarak tanımlamasını öğrenci ve veli açısından anlamlı hâle getiren ise ölçülebilir sistem, erişilebilir öğretmen ve sürdürülebilir takip. Eğitimci Sertan Üze, ailelerin iddia yerine kanıt araması gerektiğini söyledi.


“BİR EĞİTİMCİ OLARAK BEN SÜRECE BAKARIM”

Kurumun vadettikleri ile gerçek eğitim kalitesinin nasıl ayrılacağına dikkat çeken Üze, “Ben önce iddiayı bir kenara bırakırım ve sürece bakarım. Öğrencinin başlangıç seviyesi belirleniyor mu? Deneme sonuçları branş branş inceleniyor mu? Öğretmen, rehberlik ve birebir destek birbirinden haberdar mı? Öğrenci zorlandığında sistem bunu görüyor mu? Bunlar varsa kurumun söylediği şeyin arkasında bir yapı vardır. Başarı örnekleri elbette kıymetlidir; ancak yalnızca derece yapan öğrenciyi göstermek bütün resmi anlatmaz. Bir kurumun orta seviyedeki öğrenciyi ne kadar geliştirdiği, motivasyonu düşen öğrenciye nasıl müdahale ettiği ve veliyi nasıl bilgilendirdiği de önemlidir. Eğitim kalitesi yalnız zirvedeki birkaç sonuçla ölçülmemeli. Arama sonuçlarındaki listeler iyi bir başlangıç olabilir; fakat son karar ekranda verilmemeli. Ben yüz yüze görüşmeyi, sistemin nasıl çalıştığını sormayı ve öğrencinin ihtiyacını merkeze almayı daha değerli buluyorum. MAKSİMUM VİP Akademi’de de yaklaşımımızı öğrenciye göre değişebilen takip ve destek sistemi üzerinden kuruyoruz” dedi.


“EĞİTİM KALİTESİ ÖĞRENCİNİN YOLCULUĞUNDA ANLAŞILIR”

Kurumların iyi olup olmadığını anlamanın yolunun ölçülebilirlik olduğuna dikkat çeken Üze, “Öğrencinin başlangıç seviyesi biliniyor mu, birkaç ay sonra gelişim aynı ölçütlerle tekrar görülebiliyor mu, deneme sonuçları branş ve hata türü düzeyinde okunuyor mu? Kurum yalnız sonuç gününde konuşuyorsa süreç görünmez kalır. Oysa eğitim kalitesi öğrencinin yolculuğunda anlaşılır. Başlangıçtan hedefe kadar hangi kararların verildiği, hangi desteğin ne zaman devreye girdiği ve öğrencinin hangi alanda geliştiği gösterilebiliyorsa iddia daha anlamlı bir zemine oturur” diye konuştu.


“EĞİTİMDE KANIT, BİRKAÇ AFİŞTEN DAHA GENİŞ BİR TABLO OLMALIDIR”

Kurumların başarı tablolarının tek başına yeterli olmayacağını dile getiren Üze, “Başarı paylaşımları kıymetli olabilir ama tek başına yeterli değildir. Çünkü derece yapan öğrencinin kuruma hangi düzeyde geldiğini, hangi desteği kullandığını ve kurumun genel öğrenci grubundaki gelişimi bilmiyoruz. Ben ailelerin sadece zirvedeki sonuçlara değil, farklı seviyelerdeki öğrencilerin nasıl izlendiğine de bakmasını öneriyorum. Orta düzey bir öğrencinin düzen kazanması, bir dersteki kronik eksiğini kapatması veya hedefini yükseltebilmesi de sistemin niteliği hakkında önemli bilgi verir. Eğitimde kanıt, yalnız birkaç afişten daha geniş bir tablo olmalıdır” şeklinde konuştu.


“EN İYİ KURUM, ÖĞRENCİNİN GELİŞİMİNİ DÜZENLİ BİÇİMDE GÖSTEREBİLEN KURUMDUR”

Güçlü bir eğitim kurumu nasıl olmalı sorusuna yanıt veren Üze, “İddiasını süreçle gösterebilen kurum demek. Çok büyük sözlerden ziyade öğrencinin nereden başladığını, nasıl izlendiğini ve ihtiyaç değiştiğinde ne yaptığını açıkça anlatabilmesi benim için daha kıymetli. Veli de zaten bunu gördüğünde daha rahat karar veriyor. “En iyi kurum, en büyük iddiayı kuran değil; öğrencinin gelişimini düzenli biçimde gösterebilen kurumdur” diye konuştu.





 
 
 

Yorumlar


bottom of page