top of page

Eğitimci Çiğdem’den YKS adaylarına kritik uyarı: Zaman geçirmeye değil, iş üretmeye odaklanın!

Yazarın fotoğrafı: Emre ÇİĞDEM
Emre ÇİĞDEM
4 gün önce
2 dakikada okunur

Eğitimci Emre Çiğdem, öğrencilerin YKS sürecinde uzun zaman masa başında oturmaktansa derin bir şekilde odaklanarak o zamanı verimli geçirmelerinin önemli olduğuna dikkat çekti.


YKS süreci boyunca öğrenciler kendilerini uzun saatler boyunca masa başına hapsetmesi ve kendi aralarında süre rekabetine girmeleri sık karşılaşılan durumlardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. MAKSİMUM VİP Akademi Kurucusu Eğitimci Emre Çiğdem, öğrencilerin bu rekabet içerisinde kendilerini gereksiz strese maruz bıraktıklarını ve süre hesabı yapmaktan ziyade önemli olanın ortaya bir iş koyabilmek olduğuna dikkat çekti.


“ÖNEMLİ OLAN SÜRDÜRÜLEBİLİR TOPLAM RİTİMDİR”

Öğrencilerin günlük çalışması gerken sürenin kişisel olduğuna dikkat çeken Çiğdem, “Okula giden öğrenciyle mezun öğrencinin zamanı aynı değil. Temeli güçlü öğrenciyle ciddi eksikleri olan öğrencinin ihtiyacı da aynı değil. Bu nedenle saat hedefi kişiye göre değişmeli. Sürdürülebilir çalışma için uyku, okul yükü ve dinlenmenin de programın bir parçası olması gerektiğini düşünüyorum. Öğrenci sürekli yorgunsa, kâğıt üzerinde çok iyi görünen programın uygulanması zaten zorlaşıyor. Okula giden öğrencinin gününün önemli bölümü zaten ders, ulaşım ve okul ödevleriyle doludur. Mezun öğrencinin ise daha esnek zamanı vardır ama yapılandırma sorunu yaşayabilir. Aynı “günde sekiz saat” kuralını ikisine uygulamak mantıklı değildir. Program öğrencinin gerçek hayatına uymalı. Okul günlerinde daha kısa ve odaklı bloklar, hafta sonu daha uzun çalışmalar; mezunlarda ise gün içine dengeli dağılım düşünülebilir. Önemli olan sürdürülebilir toplam ritimdir” ifadelerini kullandı.


“SAAT YARIŞI, ÖĞRENCİYİ GEREKSİZ KIYASLAMAYA SOKAR”

Masa başında geçirilen süreden ziyade derin çalışma süresinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Çiğdem, “Masa başında geçirilen toplam süreyi değil, odaklı çalışma bloklarını takip etmek daha anlamlı. Öğrenci üç saat masada olup sık sık telefona bakıyorsa gerçek öğrenme süresi çok daha az olabilir. Gün sonunda “kaç saat oturdum?” yerine “hangi hedefleri tamamladım, hangi konuyu anladım, hangi yanlışları inceledim?” diye bakmak gerekir. Süre yine önemlidir ama kaliteyle birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle uzun YKS döneminde saat yarışı öğrenciyi gereksiz kıyaslamaya sürükleyebilir. Telefonla bölünen, ne çalışacağı belli olmayan altı saat; odaklı üç-dört saatten daha az verimli olabilir. Öğrencinin gün sonunda ne öğrendiğini ve hangi eksiği kapattığını görebilmesi önemlidir” şeklinde konuştu.


“ZAMAN GEÇİRMEYE DEĞİL, İŞ ÜRETMEYE ODAKLANIN”

Süre yerine çalışılan konu veya çözülen soruya odaklanılması gerektiğine vurgu yapan Çiğdem, “Konu, soru tipi ve çıktı hedefleri daha işlevsel olabilir. “Bugün dört saat çalışacağım” yerine “şu konuyu bitireceğim, 30 problem sorusu çözüp yanlışlarını inceleyeceğim, bir deneme analizini tamamlayacağım” gibi. Böylece öğrenci zaman geçirmeye değil iş üretmeye odaklanır. Süre yine planlama için kullanılır ama başarı ölçütü tek başına kronometre olmaz. Bu yaklaşım özellikle sosyal medyadaki uzun çalışma videolarıyla kendisini kıyaslayan öğrenciler için rahatlatıcıdır” diye konuştu.


“YKS MARATONUNDA TOPARLANMA DA PERFORMANS STRATEJİSİDİR”

Uzun süreler çalışma sonrasında mola verilmesinin önemine de değinen Çiğdem “Uzun süre aralıksız çalışmak odak kalitesini düşürebilir. Kısa molalar, yeterli uyku ve haftalık dinlenme alanı öğrenmenin parçasıdır. Öğrenci dinlenirken suçluluk hissediyorsa program sürdürülebilir değildir. Elbette molanın telefonda iki saate dönüşmemesi gerekir; sınırlar olmalı. Ama dinlenmeyi yok sayan plan birkaç hafta sonra verimsizliğe ve motivasyon kaybına yol açabilir. YKS maratonunda toparlanma da performans stratejisidir” ifadelerini kullandı.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page