Eğitimci Çiğdem'den kritik 'deneme' uyarısı: Tek bir sayıyla ölçmeyin!
Öğrencilerin sınav başarısının yalnızca sayılarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten eğitimci, velilerin çocuklarının gelişen ve desteğe ihtiyaç duyan alanlarına odaklanması gerektiğini kaydetti.

Öğrencilerin sınav başarısını yalnızca net sayısıyla değerlendirmek, eğitim sürecini tek bir rakama indirgeyebiliyor. MAKSİMUM VİP Akademi Kurucusu Emre Çiğdem, deneme sınavlarının ardından velilerin çocuklarına yaklaşımına dikkat çekerek sonuçtan önce öğrencinin yaşadığı zorlukların konuşulması gerektiğini belirtti.

"ÖĞRENCİNİN BÜTÜN DEĞERİNİN ÖLÇÜSÜ HALİNE GETİRMEYİN"
Çiğdem, öğrencinin sınav başarısının yalnızca net üzerinden değerlendirmemek gerektiğini ifade ederek, "Net, sınav hazırlığının önemli göstergelerinden biri. Ancak öğrencinin eve her gelişinde ilk ve tek sorunun net olması, zamanla bütün eğitimi tek sayıya indirebiliyor. Ben “Neti hiç sormayın” demiyorum. Net önemli. Ama önce “Sınav nasıl geçti?”, “Seni en çok ne zorladı?” diye sorulduğunda öğrenci sonuçtan önce deneyimini anlatabilir. Öğrenci sınavdan çıkar çıkmaz, özellikle sonuç kötü geçmişse ilk soru olarak sormak baskı yaratabilir. Önce “Nasıl geçti, seni ne zorladı?” gibi deneyimi açan bir soru öğrencinin konuşmasını kolaylaştırır. Sonra net de elbette konuşulur. Net önemli bir veri; mesele onu öğrencinin bütün değerinin ölçüsü hâline getirmemek. Doğru zamanlama, sonucu konuşmaktan kaçınmak değil öğrencinin duygusal durumunu da hesaba katmaktır. Bir kötü deneme her şeyi bozmaz; bir iyi deneme de bütün eksiklerin kapandığını göstermez. Biz MAKSİMUM VİP Akademi’de veli bilgilendirmesinde yalnız neti değil, öğrencinin gelişen ve desteğe ihtiyaç duyan alanlarını da konuşmaya önem veriyoruz" dedi.
"DENEME SONRASI HANGİ SORULAR SORULMALI"
Kaç net yaptın yerine daha önemli soruların olduğunu ifade eden Çiğdem “En çok hangi testte zorlandın?”, “Süre nerede yetmedi?”, “Bir sonraki denemede neyi farklı yapmak istersin?” gibi sorular öğrenciyi analiz yapmaya teşvik eder. Neti öğrenci zaten bilir; asıl öğrenme, o netin nasıl oluştuğunu anlamaktır. Bu sorular aileyi denetleyen konumdan merak eden ve destekleyen konuma taşır. Öğrenci de sonucu savunmak yerine süreci düşünmeye başlar. şeklinde konuştu.
"ÇOCUĞUN BÜTÜN EMEĞİNİ TEK SAYIYA İNDİRGEMEDEN KONUŞALIM"
Ailelere yönelik de uyarı ve tavsiyelerde bulunan Çiğdem, "Ailelerin trendi görmesi ve kurumdan açıklayıcı geri bildirim istemesi daha sağlıklıdır. Hemen kaynak, kurum, hedef veya çalışma saatini değiştirmemeli. Tek sınav bütün tabloyu göstermez. Önce birkaç gün içinde deneme analizini görmek, öğretmen ve rehberlikle gerekirse konuşmak, aynı problemin tekrar edip etmediğine bakmak daha doğru. Aile paniğe kapıldığında öğrenci de sonucu felaket gibi algılar. Sakinlik, sorunu küçümsemek değildir; doğru karar için yeterli veri toplamaktır. Tek tek sınavlar yerine birkaç haftalık eğilime bakabilir. Branşlar ayrı ayrı izlenmeli; toplam net sabitken bir alanda gelişim, başka alanda gerileme olabilir. Aile bütün tabloyu teknik olarak analiz etmek zorunda değil; kurumdan anlaşılır bir özet isteyebilir. En faydalı takip, öğrencinin hangi alanda geliştiğini ve hangi alanda desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamaktır. Sayıyı görmek kadar sayının hikâyesini bilmek önemlidir. “Neden böyle oldu?” yerine bazen “Seni en çok ne zorladı?” demek bile tonu değiştirir. Neti konuşalım ama çocuğun bütün emeğini tek sayıya indirgemeden konuşalım. Neti sorun; ama çocuğunuzu yalnızca netinden ibaret görmeyin.” ifadelerini kullandı.




Yorumlar