top of page

Deneme sınavı sonrası neler yapılmalı? Eğitimci Üze’den YKS adaylarına tavsiye!

Yazarın fotoğrafı: Sertan ÜZE
Sertan ÜZE
21 Eyl
2 dakikada okunur

YKS’ye hazırlık sürecinde öğrenciler pek çok deneme sınavına giriyor. Bu deneme sınavlarında yapılan hatalar öğrencinin nerelerde eksikleri olduğu konusunda önemli bir tablo ortaya çıkarıyor. Eğitimci Sertan Üze, deneme analizi yaparken dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekti.


Deneme sonucu açıklandığında öğrenciler çoğu zaman nete bakıp bir sonraki sınava geçiyor. Maksimum VİP Akademi Kurucusu Eğitimci Sertan Üze, denemeden sonraki ilk 24-48 saatin gerçek gelişim için önemli bir fırsat olduğunu dile getirdi.


“BİR HAFTA SONRA AYNI AYRINTIYI HATIRLAMAK ZORLAŞABİLİYOR"

Denemenin yalnızca ölçüm değil, veri de üretebileceğini ifade eden Üze, “Yanlış yapılan sorunun nedeni hâlâ öğrencinin zihnindeyken incelemek çok kıymetli. Soruyu bilmiyor muydu, süre mi yetmedi, iki seçenek arasında mı kaldı, işlem mi yaptı? Bir hafta sonra aynı ayrıntıyı hatırlamak zorlaşabilir” diye konuştu.“YANLIŞ VE BOŞ BİRLİKTE OKUNMALI”Deneme analizlerinde yalnızca yanlış soruların değil, boş bırakılan soruların da incelenmesi gerektiğini ifade eden Üze, “Öğrenciler yalnız yanlışlara bakıyor. Oysa boş bırakılan soru bazen zaman yönetiminin, bazen konu eksikliğinin, bazen de risk almama davranışının göstergesidir. Deneme analizinde doğru, yanlış ve boş birlikte okunmalı” şeklinde konuştu.


“SİNYAL TEKRAR EDİYORSA GÖRMEZDEN GELEMEYİZ”

Denemede bir yanlışın bütün planı değiştirmek gerektiğini ifade etmediğini belirten Üze, “Biz MAKSİMUM VİP Akademi’de deneme verisini bütün programı bozmak için değil, doğru küçük müdahaleyi seçmek için kullanıyoruz. Bir deneme kötü geçti diye tüm plan değişmez; ama aynı sinyal tekrar ediyorsa görmezden de gelmeyiz” dedi.


“24-48 SAAT ARALIĞINI ÖNEMLİ BULUYORUM”

Analizin ne zaman yapılacağına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Üze, “Özellikle kötü geçen bir denemeden hemen sonra öğrenci duygusal olabilir. İlk aşamada biraz sakinleşmek, sonra aynı gün veya ertesi gün analize dönmek daha verimli olabilir. Çok geç kalmak da doğru değil; çünkü öğrenci hangi soruda neden zorlandığını unutabilir. Ben 24-48 saat aralığını bu yüzden önemli buluyorum. Amaç sonucu sıcaklığıyla büyütmek değil, sınav deneyimi henüz zihindeyken veriyi anlamlandırmak. Analiz sakin ama gecikmemiş olmalı” ifadelerini kullandı.


“AMAÇ HATALARI BİRİKTİRMEK DEĞİL, TEKRARINI AZALTMAK”

Yanlışların not alındığı bir defter tutmanın önemine değinen Üze, “Her yanlış soruyu kopyalamak yerine hata türünü görünür kılmak daha faydalıdır. “Bilgi eksiği”, “süre”, “dikkatsizlik”, “işlem”, “soru kökü” gibi kategoriler kullanılabilir. Aynı hata birkaç denemede tekrar ediyorsa özel işaret konabilir. Böylece defter büyük bir soru arşivi olmaktan çıkar, öğrencinin davranış haritasına dönüşür. Öğrenci hafta sonunda hangi hata türünün arttığını görebilir ve programını buna göre düzenleyebilir. Yanlış defterinin amacı geçmişteki hataları biriktirmek değil, tekrarını azaltmaktır” diye konuştu.


“TABLOYU SAKİN OKUMAK ÖNEMLİDİR"

Kötü geçen denemelerin ardından öğrencinin moral bozukluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üze, “Önce denemenin bir hüküm değil veri olduğunu hatırlatmak gerekir. Öğrenci “Her şey kötü gidiyor” diyebilir; oysa branşlar ayrı ayrı incelendiğinde bazı alanların iyi olduğu görülebilir. Kötü sonuç günü hedef değiştirmek, kaynak değiştirmek veya çalışma saatini iki katına çıkarmak yerine tabloyu sakin okumak önemlidir. Öğrencinin kendisini sonuçtan ayırabilmesi, bir sonraki çalışmaya dönmesini kolaylaştırır. Analiz, cezalandırma değil öğrenme aracı olmalıdır” şeklinde konuştu.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page