top of page

Üniversite Sınavına Hazırlanırken En Çok Yapılan 25 Hata

  • Yazarın fotoğrafı: Emre ÇİĞDEM
    Emre ÇİĞDEM
  • 27 Haz
  • 14 dakikada okunur
Başarıya Giden Yol, Doğru Alışkanlıklarla Başlar

Üniversite sınavına hazırlık süreci, öğrenciler için yalnızca ders çalışılan bir dönem değildir. Bu süreç; planlama, motivasyon, dikkat yönetimi, tekrar, deneme analizi ve psikolojik dayanıklılık gerektiren uzun bir yolculuktur.


Her yıl milyonlarca öğrenci üniversite hayaline ulaşabilmek için yoğun bir hazırlık döneminden geçiyor. Binlerce soru çözülüyor, deneme sınavlarına giriliyor, konu tekrarları yapılıyor ve hedeflenen bölüme ulaşmak için ciddi emek harcanıyor.


Ancak yıllardır öğrencilerle çalışan eğitimcilerin sıkça gözlemlediği önemli bir gerçek var:

Aynı hedefe sahip, benzer sürelerde çalışan iki öğrenciden biri beklediği başarıya ulaşırken diğeri istediği sonucu alamayabiliyor.

Peki bunun nedeni yalnızca bilgi düzeyi mi?

Çoğu zaman hayır.

Üniversite sınavında başarı; bilgi, planlama, süreklilik, doğru analiz, motivasyon ve çalışma alışkanlıklarının birlikte yönetildiği uzun bir sürecin sonucudur.

Bu süreçte yapılan küçük hatalar zamanla büyüyebilir. Doğru alışkanlıklar ise öğrencinin gelişimini hızlandırabilir.

Yaklaşık çeyrek asırdır üniversite hazırlık sürecindeki öğrencilerle çalışırken şunu gördüm:

Başarıyı belirleyen en önemli unsur yalnızca çok çalışmak değil, doğru yöntemi sürdürülebilir şekilde uygulayabilmektir.

Bu yazıda, üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin en sık yaptığı 25 hatayı ele alacağız. Her başlıkta hatanın neden ortaya çıktığını, öğrenciyi nasıl etkilediğini ve uygulanabilir çözüm yollarını inceleyeceğiz.

Üniversite Sınavı Neden Bir Süreç Yönetimidir?

Üniversite sınavı yalnızca belirli konuları bilmekten ibaret değildir. Aynı zamanda uzun bir hazırlık dönemini planlayabilme becerisini de ölçer.

Bir öğrencinin başarıya ulaşabilmesi için sadece ders çalışması yeterli olmayabilir. Bu süreci doğru yönetebilmesi gerekir.

Bu süreçte öğrencinin dikkat etmesi gereken temel noktalar şunlardır:

• Çalışma planı oluşturmak

• Dikkatini yönetebilmek

• Düzenli tekrar yapmak

• Deneme sonuçlarını analiz etmek

• Eksiklerini fark edip buna göre hareket etmek

• Zayıf derslerden kaçmadan ilerlemek

• Kendi gelişimini düzenli takip etmek

Bu nedenle sınava hazırlık dönemini bir maraton gibi düşünmek daha doğru olur.

Maratonda önemli olan ilk kilometreyi hızlı koşmak değil, doğru tempoyla finişe ulaşmaktır. Eğitimde de sürdürülebilir alışkanlıklar, kısa süreli yoğun çalışmalardan daha kalıcı sonuçlar verebilir.

Başarılı Öğrencilerin Ortak Özellikleri

Her öğrencinin öğrenme biçimi farklıdır. Bununla birlikte, uzun yıllar boyunca farklı seviyelerdeki öğrencilerle çalışırken bazı ortak özellikler dikkat çekmiştir.

Başarılı öğrenciler genellikle şu alışkanlıklara sahiptir:

• Düzenli bir çalışma planına bağlı kalırlar.

• Eksiklerini kabul eder ve geliştirmeye odaklanırlar.

• Deneme sınavlarını sadece puan olarak değil, gelişim aracı olarak görürler.

• Yanlış yaptıkları soruların neden yanlış olduğunu araştırırlar.

• Düzenli tekrar yaparlar.

• Yardım istemekten çekinmezler.

• Kendi gelişimlerini başkalarıyla değil, önceki performanslarıyla karşılaştırırlar.

Bu özellikler doğuştan gelen yeteneklerden çok, zaman içinde geliştirilebilen alışkanlıklardır.

Hata 1: Plansız Çalışmak

Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin en sık yaptığı hatalardan biri, çalışma isteğini sistemli bir planla desteklememektir.

Bazı öğrenciler güne şu düşüncelerle başlar:

• Bugün biraz matematik çalışayım.

• Canım hangi dersi isterse onu çalışırım.

• Önce test çözerim, sonra konuya bakarım.

• Akşam olunca eksiklerime bakarım.

Bu yaklaşım kısa vadede rahat hissettirebilir. Ancak uzun vadede konu dengesinin bozulmasına, bazı derslerin ihmal edilmesine ve eksiklerin büyümesine neden olabilir.

Etkili bir çalışma planı yalnızca hangi dersin çalışılacağını belirlemez. Aynı zamanda şu başlıkları da kapsamalıdır:

• Konu tekrarları

• Soru çözümü

• Deneme analizleri

• Dinlenme süreleri

• Haftalık hedefler

• Eksik konu takibi

Önemli olan her öğrencinin aynı programa uyması değildir. Öğrencinin mevcut düzeyi, hedefi, güçlü yönleri ve gelişime açık alanları dikkate alınarak hazırlanan planlar çok daha işlevsel olur.

MAKSİMUM VİP Akademi’de planlama yapılırken tek tip bir program yerine, öğrencinin akademik durumuna göre şekillenen bireysel çalışma planları oluşturulmasına önem verilir. Böylece plan öğrenciye uyum sağlar ve süreç daha sürdürülebilir hale gelir.

Hata 2: Çalışma Süresini Verimlilikten Daha Önemli Görmek

“Günde 10 saat çalışıyorum.”

Bu cümle ilk bakışta etkileyici gelebilir. Ancak tek başına çalışma süresi, verimli öğrenmenin göstergesi değildir.

Saatlerce masa başında oturmak ile odaklanarak çalışmak aynı şey değildir.

Çalışma sırasında dikkat sürekli dağılıyorsa, telefon sık sık kontrol ediliyorsa, konu anlaşılmadan test çözülüyorsa veya yanlışlar analiz edilmiyorsa uzun saatler beklenen sonucu vermeyebilir.

Bu nedenle öğrencilerin yalnızca “Kaç saat çalıştım?” sorusuna değil, şu sorulara da cevap vermesi gerekir:

• Bugün gerçekten ne öğrendim?

• Hangi konuda ilerleme kaydettim?

• Hangi yanlışımı düzelttim?

• Öğrendiklerimi tekrar ettim mi?

• Çalıştığım süre gerçekten verimli geçti mi?

Başarıyı artıran unsur çoğu zaman daha uzun çalışma değil, daha bilinçli ve planlı çalışmadır.

Hata 3: Sürekli Kaynak Değiştirmek

Üniversite sınavına hazırlık sürecinde öğrencilerin sık yaptığı hatalardan biri de sürekli yeni kaynak arayışına girmektir.

Bugün bir yayınevinin kitabı çözülür, ertesi gün sosyal medyada övülen başka bir kaynak alınır. Bir hafta sonra öğretmenin önerdiği kitap bırakılır ve farklı bir soru bankasına geçilir.

Bir süre sonra öğrenci şu düşünceye kapılır:

“Bu kaynak bana göre değilmiş.”

Aslında sorun çoğu zaman kaynakta değildir. Sorun, öğrencinin elindeki kaynağı yeterince verimli kullanamamasıdır.

Kaynak değiştirmek yerine öğrencinin kendisine şu soruları sorması daha faydalıdır:

• Bu kitabın tamamını gerçekten bitirdim mi?

• Çözemediğim soruların nedenini araştırdım mı?

• Yanlış yaptığım soruları tekrar çözdüm mü?

• Aynı konuyu farklı zamanlarda yeniden değerlendirdim mi?

• Sadece kolay gelen bölümleri mi çözdüm?

Çoğu zaman öğrenci kitabı değil, kitabın yalnızca kolay gelen bölümlerini tamamlamaktadır.

Oysa gerçek gelişim; zorlanılan soruların üzerinde düşünmek, eksikleri tamamlamak ve yanlışlardan öğrenmekle gerçekleşir.

MAKSİMUM VİP Akademi’de kaynak seçiminde amaç çok sayıda kitap bitirmek değil, öğrencinin seviyesine uygun kaynaklarla sistemli ilerlemesini sağlamaktır.

Hata 4: Deneme Sınavlarını Sadece Puan Olarak Görmek

Deneme sınavları birçok öğrenci için yalnızca kaç net yaptığına veya kaç puan aldığına bakılan sınavlar haline gelmiştir.

Oysa deneme sınavlarının asıl amacı puan vermek değil, öğrenciye gelişim alanlarını göstermektir.

Bir deneme sınavından sonra yalnızca şu cümleyi kurmak yeterli değildir:

“Bugün 78 net yaptım.”

Asıl sorulması gereken sorular şunlardır:

• Hangi derslerde gelişim gösterdim?

• En fazla yanlış yaptığım konu hangisiydi?

• Bilgi eksiğinden mi yanlış yaptım, dikkat hatası mı yaptım?

• Süreyi doğru kullanabildim mi?

• Hangi soruları gereğinden fazla zaman harcayarak çözdüm?

• Boş bıraktığım soruların ortak özelliği neydi?

Bu soruların cevapları, bir sonraki haftanın çalışma planını belirlemeye yardımcı olur.

Deneme sınavı, öğrencinin mevcut durumunu gösteren bir fotoğraf gibidir. Tek başına fotoğrafa bakmak yeterli değildir; fotoğraftaki ayrıntıları analiz etmek gerekir.

Deneme Analizi Nasıl Yapılmalıdır?

Verimli bir deneme analizi genellikle şu adımlardan oluşur:

1. Yanlış soruları belirleyin.Yanlış yaptığınız soruları ders ve konu başlıklarına göre ayırın.

2. Yanlışın sebebini bulun.Her yanlış aynı nedenle yapılmaz.

Yanlışların nedenleri şunlar olabilir:

• Bilgi eksikliği

• Dikkatsizlik

• Süre yönetimi

• Soruyu yanlış okuma

• İşlem hatası

• Kaygı

3. Tekrar çözün.Deneme bittikten birkaç gün sonra aynı soruları yeniden çözmeye çalışın. Bu yöntem öğrenmenin kalıcılığı açısından oldukça faydalıdır.

4. Çalışma planınızı güncelleyin.Deneme sonuçları yeni haftanın çalışma programını şekillendirmelidir. Eğer aynı konuda tekrar tekrar hata yapıyorsanız, o konuya daha fazla zaman ayırmanız gerekebilir.

Hata 5: Yanlış Soruları Tekrar İncelememek

Bazı öğrenciler deneme sınavı bittiğinde yalnızca netlerine bakar ve yeni teste geçer.

Oysa gelişimi sağlayan unsur sadece doğru çözülen sorular değil, yanlış yapılan soruların neden yanlış yapıldığını anlamaktır.

Her yanlış soru, öğrenciye yeni bir öğrenme fırsatı sunar.

Bu nedenle yanlış sorular için şu adımlar uygulanmalıdır:

• Çözüm dikkatle incelenmeli

• Benzer sorular çözülmeli

• Gerekirse konu tekrarına dönülmeli

• Aynı soru birkaç gün sonra yeniden çözülmeli

• Sık yapılan hatalar not alınmalı

Bazı öğrenciler yanlış yaptığı soruları bir “Yanlış Defteri”nde toplar. Bu yöntem özellikle sık tekrar edilen hataların fark edilmesini kolaylaştırabilir.

Hata 6: Telefon ve Sosyal Medyanın Etkisini Küçümsemek

Günümüzde öğrencilerin karşılaştığı en büyük dikkat dağıtıcı unsurlardan biri dijital cihazlardır.

Telefon yalnızca birkaç dakikalığına kontrol edilmek amacıyla ele alınsa bile, sosyal medya bildirimleri, mesajlar veya kısa videolar planlanandan çok daha uzun süre dikkati meşgul edebilir.

Dikkat dağıldıktan sonra yeniden tam odaklanmak zaman alabilir. Bu nedenle çalışma sırasında dikkat dağıtıcı unsurları azaltmak önemlidir.

Öğrenciler şu yöntemleri uygulayabilir:

• Bildirimleri kapatmak

• Telefonu masadan uzaklaştırmak

• Belirli çalışma ve mola süreleri oluşturmak

• Sosyal medya kullanımına zaman sınırı koymak

• Telefonu yalnızca molalarda kontrol etmek

Amaç teknolojiden tamamen uzaklaşmak değildir. Amaç, teknolojiyi öğrencinin hedeflerine hizmet edecek şekilde kullanabilmektir.

Hata 7: Motivasyon Gelmesini Beklemek

Üniversite sınavına hazırlanan birçok öğrenci şu cümleleri kurar:

• Bugün hiç çalışasım yok.

• Motivasyonum gelince başlayacağım.

• Yarın daha istekli olurum.

Bu düşünce ilk bakışta doğal görünse de uzun vadede öğrenciyi erteleme alışkanlığına sürükleyebilir.

Gerçek şu ki, başarılı öğrencilerin büyük bölümü her gün aynı motivasyona sahip değildir.

Onları diğerlerinden ayıran özellik, motivasyonları yüksek olduğu için çalışmaları değil; çalışmaya başladıktan sonra motivasyonlarının artmasıdır.

Disiplin, çoğu zaman motivasyonun önüne geçer.

Kendinize şu hedefi koyabilirsiniz:

“Bugün sadece 20 dakika başlayacağım.”

Çoğu zaman ilk 20 dakikadan sonra çalışmaya devam etmek daha kolay hale gelir.

Önemli olan kusursuz bir gün geçirmek değil, sürekliliği korumaktır.

Hata 8: Her Gün Aynı Tempoda Çalışmaya Çalışmak

İnsan zihni bir makine değildir.

Bazı günler öğrenme hızı yüksektir. Bazı günler ise dikkat süresi daha kısa olabilir.

Buna rağmen birçok öğrenci her gün aynı performansı göstermesi gerektiğini düşünür. Bu beklenti gerçekleşmeyince moral bozulur ve “Başaramıyorum.” düşüncesi ortaya çıkabilir.

Daha doğru yaklaşım, çalışma planını esnek şekilde yönetmektir.

Enerjiniz yüksekse şunları yapabilirsiniz:

• Yeni konu öğrenebilirsiniz.

• Zor sorular çözebilirsiniz.

• Deneme sınavı uygulayabilirsiniz.

Enerjiniz düşükse şunları yapabilirsiniz:

• Konu tekrarı yapabilirsiniz.

• Yanlış sorularınızı inceleyebilirsiniz.

• Kısa testler çözebilirsiniz.

• Notlarınızı gözden geçirebilirsiniz.

Önemli olan tamamen çalışmayı bırakmak değil, günün koşullarına uygun verimli bir çalışma biçimi belirlemektir.

Hata 9: Kendini Sürekli Başkalarıyla Karşılaştırmak

Sınav hazırlığında öğrencilerin motivasyonunu en fazla düşüren davranışlardan biri, sürekli başkalarının netlerine odaklanmaktır.

Öğrenciler bazen şu düşüncelere kapılabilir:

• Arkadaşım benden 15 net önde.

• O benden daha az çalışıyor ama daha başarılı.

• Ben hiçbir zaman onun seviyesine gelemeyeceğim.

Bu düşünceler çoğu zaman gerçeği yansıtmaz.

Çünkü her öğrencinin başlangıç seviyesi, çalışma geçmişi, öğrenme hızı, güçlü olduğu dersler ve yaşadığı zorluklar birbirinden farklıdır.

Asıl karşılaştırılması gereken kişi, dünkü kendinizdir.

Bir ay önce çözemediğiniz soruları bugün çözebiliyorsanız, doğru yönde ilerliyorsunuz demektir.

Gerçek gelişim, başkalarını geçmekten önce kendi gelişiminizi takip edebilmektir.

Hata 10: Tekrar Yapmayı İhmal Etmek

Öğrenilen bilgiler tekrar edilmediğinde zaman içinde unutulabilir.

Bu nedenle konu çalışmak kadar tekrar yapmak da önemlidir.

Birçok öğrenci sürekli yeni konu öğrenmeye odaklanırken eski konularını tekrar etmeyi ihmal eder.

Sonuç olarak şu problemler ortaya çıkabilir:

• Bildiğini düşündüğü konuları unutur.

• Denemelerde aynı yanlışları tekrar eder.

• Konular arasında bağlantı kurmakta zorlanır.

Tekrar yalnızca konu anlatımını yeniden okumak değildir.

Tekrar şu yöntemlerle de yapılabilir:

• Kısa notları gözden geçirmek

• Yanlış soruları yeniden çözmek

• Konu tarama testleri uygulamak

• Bir başkasına konuyu anlatmaya çalışmak

• Önceki denemeleri yeniden incelemek

Düzenli tekrar, öğrenilen bilgilerin daha kalıcı hale gelmesine katkı sağlar.

Hata 11: Her Yanlışı Bilgi Eksikliği Sanmak

Deneme sınavlarında yapılan her yanlışın nedeni bilgi eksikliği değildir.

Bazı yanlışlar şu nedenlerden kaynaklanabilir:

• Soruyu hızlı okumak

• İşlem hatası yapmak

• Dikkatsizlik

• Süre baskısı

• Heyecan

• Cevabı yanlış işaretlemek

Bu nedenle yanlışları analiz ederken nedenini doğru belirlemek gerekir.

Örneğin matemikte yapılan bir işlem hatası için saatlerce konu çalışmak doğru çözüm olmayabilir. Bunun yerine daha dikkatli işlem yapmayı geliştirecek çalışmalar yapmak daha etkili olabilir.

Doğru teşhis, doğru çalışmanın ilk adımıdır.

Hata 12: Zayıf Derslerden Kaçmak

Birçok öğrenci sevdiği derslere daha fazla zaman ayırırken zorlandığı dersleri ertelemeye başlar.

Bu durum kısa vadede rahat hissettirse de uzun vadede başarıyı sınırlayabilir.

Elbette her ders aynı düzeyde güçlü olmak zorunda değildir. Ancak sürekli kaçınılan dersler zamanla daha büyük bir kaygı kaynağı haline gelebilir.

Zorlandığınız dersleri tamamen sona bırakmak yerine şu yöntemleri uygulayabilirsiniz:

• Kısa çalışma seansları oluşturabilirsiniz.

• Temel konulardan başlayabilirsiniz.

• Daha kolay sorularla özgüven kazanabilirsiniz.

• Düzenli tekrarlarla ilerleyebilirsiniz.

• Haftalık küçük hedefler belirleyebilirsiniz.

Küçük ilerlemeler zaman içinde önemli gelişmelere dönüşebilir.

Öğrenciler İçin Küçük Bir Kontrol Listesi

Kendinize şu soruları sorun:

• Haftalık çalışma planım var mı?

• Son denememin analizini yaptım mı?

• Yanlış yaptığım soruları tekrar çözdüm mü?

• Son bir hafta içinde konu tekrarı yaptım mı?

• Telefon kullanımımı ders saatlerinde sınırlandırabiliyor muyum?

• Zorlandığım derslerden kaçıyor muyum?

• Kendimi başkalarıyla değil, kendi gelişimimle karşılaştırıyor muyum?

Bu soruların büyük bölümüne “Evet” diyebiliyorsanız, çalışma sisteminiz doğru yönde ilerliyor olabilir.

Hata 13: Zamanı Yönetememek

Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin önemli bir bölümü “Vaktim yetmiyor.” cümlesini sık sık kullanır.

Oysa yapılan değerlendirmelerde sorun çoğu zaman zamanın az olması değil, zamanın nasıl kullanıldığının fark edilmemesidir.

Bir gün 24 saatten oluşur ve bu süre herkes için aynıdır. Başarıyı belirleyen unsur, bu sürenin ne kadar bilinçli planlandığıdır.

Zaman kaybettiren davranışlara örnekler şunlardır:

• Sabah çalışmaya başlamadan önce uzun süre telefonla vakit geçirmek

• Ders aralarında planlanandan daha uzun molalar vermek

• Aynı soruya gereğinden fazla zaman harcamak

• Gün içinde sürekli çalışma planını değiştirmek

• Plansız şekilde kaynak veya konu değiştirmek

Başarılı öğrenciler zamanı daha fazla olduğu için değil, zamanlarını daha bilinçli kullandıkları için öne çıkar.

Günün sonunda kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

• Bugün zamanımı en çok ne aldı?

• Gerçekten verimli çalıştığım süre ne kadardı?

• Dikkatimi en çok ne dağıttı?

• Yarın neyi farklı yapabilirim?

Bu dört sorunun cevabı, çalışma planınızı her gün biraz daha geliştirebilir.

Hata 14: Uyku Düzenini İhmal Etmek

Bazı öğrenciler daha fazla çalışabilmek için uykudan fedakârlık yapar.

“Bugün dört saat uyuyayım, daha çok konu bitireyim.”

Bu düşünce kısa vadede daha fazla çalışılmış hissi verebilir. Ancak düzenli ve kaliteli uyku, öğrenilen bilgilerin işlenmesi ve ertesi gün dikkat düzeyinin korunması açısından önemlidir.

Gece geç saatlere kadar çalışıp ertesi gün verimsiz geçirmek yerine, düzenli bir uyku planı oluşturmak çoğu öğrenci için daha sürdürülebilir olabilir.

Her öğrencinin uyku ihtiyacı farklıdır. Önemli olan, dinlenmiş hissederek güne başlayabilmektir.

Hata 15: Beslenmeyi ve Hareket Etmeyi Önemsiz Görmek

Sınav hazırlık süreci yalnızca zihinsel değil, fiziksel bir süreçtir.

Uzun saatler masa başında oturmak şu sorunlara yol açabilir:

• Dikkatin azalması

• Boyun ve sırt ağrıları

• Enerji düşüklüğü

• Zihinsel yorgunluk

Kısa yürüyüşler, hafif egzersizler ve düzenli hareket etmek hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha iyi hissetmeye katkı sağlayabilir.

Aynı şekilde düzensiz beslenme alışkanlıkları da gün içindeki enerji seviyesini etkileyebilir.

Amaç mükemmel bir beslenme programı uygulamak değil; sürdürülebilir ve dengeli alışkanlıklar geliştirmektir.

Hata 16: Sınav Kaygısını Yok Etmeye Çalışmak

Birçok öğrenci sınav yaklaştıkça şunu söyler:

“Hiç heyecanlanmak istemiyorum.”

Oysa sınav öncesinde belirli düzeyde heyecan yaşamak son derece doğaldır.

Önemli olan kaygının tamamen yok olması değil, yönetilebilir seviyede kalmasıdır.

Kaygıyı artıran en önemli nedenlerden biri belirsizliktir.

Şu düşünceler kaygıyı büyütebilir:

• Ya yapamazsam?

• Ya unuttuysam?

• Ya herkes benden daha başarılı olursa?

• Ya süre yetmezse?

Bu düşünceler yerine kontrol edebileceğiniz alanlara odaklanmak daha faydalıdır.

Kontrol edebileceğiniz alanlar şunlardır:

• Bugünkü çalışma planınız

• Bugün çözeceğiniz sorular

• Bu hafta yapacağınız tekrarlar

• Deneme analizleriniz

• Uyku ve dikkat düzeniniz

Başarılı öğrenciler çoğu zaman sonucu değil, süreci yönetmeye odaklanırlar.

Hata 17: Mükemmeliyetçilik

Bazı öğrenciler her testte tüm soruları doğru yapmak ister. Bir yanlış yaptığında ise moralini kaybeder.

Bu yaklaşım zamanla öğrencinin soru çözmekten kaçınmasına bile neden olabilir.

Gerçek öğrenme süreci hata yapmayı da içerir.

Yanlış yapmak başarısızlık değildir. Aynı yanlışı neden yaptığını anlamadan tekrar etmek ise gelişimi yavaşlatabilir.

Kendinize şu soruyu sorun:

Bugün yaptığım yanlış bana ne öğretti?

Bu bakış açısı öğrenme sürecini daha verimli hale getirebilir.

Hata 18: Yardım İstemekten Çekinmek

Bazı öğrenciler anlamadığı konuları sormaktan çekinir.

Aklından şu düşünceler geçebilir:

• Bunu herkes biliyordur.

• Şimdi sorarsam ayıp olur.

• O kadar basit bir soru ki.

• Arkadaşlarım ne düşünür?

Bu düşünceler eksiklerin büyümesine neden olabilir.

Unutulmamalıdır ki öğrenme sürecinde soru sormak zayıflık değil, gelişme isteğinin göstergesidir.

Anlaşılmayan konular şu kişilere sorulabilir:

• Branş öğretmeni

• Eğitim koçu

• Rehber öğretmen

• Güvenilen bir arkadaş

Bazen beş dakikalık doğru bir açıklama, saatler süren bireysel çalışmadan daha etkili olabilir.

Velilere Küçük Bir Not

Üniversite hazırlık süreci yalnızca öğrencinin değil, ailenin de sabır göstermesi gereken bir dönemdir.

Velilerin en sık yaptığı hatalardan biri, öğrencinin çalışma sürecini yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmektir.

“Kaç net yaptın?” sorusundan önce şu sorular daha anlamlı olabilir:

• Bugün yeni ne öğrendin?

• En çok hangi konuda zorlandın?

• Bu hafta kendinde hangi gelişmeyi fark ettin?

• Sana nasıl destek olabilirim?

Bu yaklaşım öğrencinin kendini daha rahat ifade etmesine katkı sağlayabilir.

Emre Çiğdem’den Küçük Bir Tavsiye

Üniversite sınavı yalnızca bilgi yarışması değildir.

Bu süreçte önemli olan şunlardır:

• Doğru alışkanlıklar geliştirmek

• Düzenli çalışmak

• Yanlışlardan öğrenmek

• Kendinizi sürekli geliştirmeye açık olmak

• Kendi gelişiminizi takip etmek

Bugün küçük görünen olumlu alışkanlıklar, aylar sonra önemli sonuçlar doğurabilir.

Kendinizi başkalarıyla değil, dünkü halinizle karşılaştırın.

Çünkü gerçek başarı, her gün biraz daha gelişebilmektir.

Hata 19: Her Konuya Aynı Süreyi Ayırmak

Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin önemli bir kısmı çalışma planını oluştururken tüm derslere ve tüm konulara eşit süre ayırmaya çalışır.

İlk bakışta adil görünen bu yaklaşım, her zaman verimli sonuç vermez.

Çünkü her öğrencinin güçlü olduğu ve gelişime açık alanları farklıdır.

Örneğin matematikte temel eksikleri bulunan bir öğrencinin bu derse daha fazla zaman ayırması gerekebilir.

Türkçe paragraf sorularında başarılı olan bir öğrencinin ise bu alandaki çalışmalarını koruyacak düzeyde sürdürmesi yeterli olabilir.

Çalışma planı hazırlanırken şu noktalar birlikte değerlendirilmelidir:

• Konunun sınavdaki ağırlığı

• Öğrencinin mevcut seviyesi

• Önceki deneme sonuçları

• Konunun öğrenilme zorluğu

• Öğrencinin hedefi

Amaç tüm derslere eşit zaman ayırmak değil, ihtiyaç duyulan alanlara doğru zamanı ayırmaktır.

Hata 20: Küçük Gelişmeleri Fark Etmemek

Bazı öğrenciler yalnızca büyük başarıları önemser.

“20 net artırmalıyım.”

“İlk 10 bine girmeliyim.”

Bu hedefler motive edici olabilir. Ancak yalnızca büyük sonuçlara odaklanmak, günlük gelişmeleri görmeyi zorlaştırabilir.

Oysa şu gelişmeler de önemlidir:

• Bir hafta önce çözülemeyen bir problemin bugün çözülebilmesi

• Paragraf çözme süresinin birkaç dakika kısalması

• Yanlış sayısının azalması

• Deneme analizinin daha doğru yapılması

• Eksik konuların fark edilmesi

Küçük gelişmeler zaman içinde büyük başarıların temelini oluşturur.

Hata 21: Sadece Konu Çalışıp Yeterince Soru Çözmemek

Konu anlatımlarını dikkatle dinlemek ve not almak önemlidir.

Ancak öğrenilen bilgilerin kalıcı hale gelebilmesi için farklı soru tipleriyle karşılaşmak da gerekir.

Bazı öğrenciler konu anlatımına uzun süre ayırırken soru çözmeyi erteler.

Bazıları ise yalnızca kolay sorular çözerek kendini geliştirdiğini düşünür.

Daha dengeli bir yaklaşım şu adımları içerebilir:

• Konuyu öğrenmek

• Temel sorularla pekiştirmek

• Orta düzey sorulara geçmek

• Zorlayıcı sorularla eksikleri görmek

• Yanlışları analiz ederek tekrar yapmak

Bu döngü, öğrenmenin daha sağlam temeller üzerine kurulmasına yardımcı olabilir.

Hata 22: Sadece Soru Çözmek, Konuya Geri Dönmemek

Bunun tam tersi de sık görülen bir hatadır.

Bazı öğrenciler sürekli test çözer. Ancak yanlış yaptığı konulara dönüp yeniden çalışmaz.

Bu durumda aynı hatalar tekrar edebilir.

Her yanlış soru öğrenciye şu soruyu sordurmalıdır:

Bu yanlışı bilgi eksikliğinden mi yaptım, yoksa dikkat hatası mıydı?

Eğer bilgi eksikliği varsa, konu tekrarına dönmek uzun vadede daha verimli olacaktır.

Hata 23: Sınav Yılı Boyunca Kendine Hiç Dinlenme Alanı Bırakmamak

Yoğun çalışma temposu önemlidir. Ancak dinlenmenin de planlı olması gerekir.

Dinlenme, çalışmanın karşıtı değildir. Verimli çalışmanın bir parçasıdır.

Planlı molalar şu konularda fayda sağlayabilir:

• Dikkatin yeniden toplanması

• Zihinsel yorgunluğun azalması

• Motivasyonun korunması

• Öğrenmenin daha sağlıklı devam etmesi

Burada önemli olan, kısa bir molanın saatler süren dikkat dağınıklığına dönüşmemesidir.

Hata 24: Hedefini Sürekli Değiştirmek

Sınav yılı boyunca öğrenciler zaman zaman farklı hedefler belirleyebilir.

Ancak sık sık hedef değiştirmek çalışma planını da olumsuz etkileyebilir.

Örneğin:

• Bir ay tıp fakültesini hedeflemek

• Sonraki ay hukuk düşünmek

• Ardından mühendislik istemek

Bu tür sürekli değişen hedefler öğrencinin motivasyonunu ve planlamasını zorlaştırabilir.

Elbette ilgi alanları zamanla değişebilir. Ancak hedef belirlerken şu başlıklar birlikte değerlendirilmelidir:

• Kişisel ilgi alanları

• Yetenekler

• Üniversiteler hakkında doğru bilgiler

• Mesleklerin çalışma alanları

• Öğrencinin uzun vadeli beklentileri

Hedef netleştikçe çalışma planı da daha güçlü hale gelir.

Hata 25: Başarıyı Sadece Sınav Sonucuyla Ölçmek

Üniversite sınavı önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak tek başına bir öğrencinin değerini belirleyen ölçüt değildir.

Sınava hazırlanırken kazanılan birçok beceri, yaşamın farklı alanlarında da kullanılabilir.

Bu beceriler şunlardır:

• Disiplin

• Planlama becerisi

• Zaman yönetimi

• Sorumluluk alma alışkanlığı

• Problem çözme becerisi

• Sabır

• Kendini tanıma

Bu nedenle başarıyı yalnızca sınav sonucuyla değerlendirmek yerine, süreç boyunca kazanılan becerilere de değer vermek gerekir.

Sonuç: Başarı Küçük Ama Doğru Adımlarla Gelir

Üniversite sınavına hazırlık uzun bir yolculuktur.

Bu yolculukta herkes zaman zaman hata yapabilir.

Önemli olan hata yapmamak değil, yapılan hataları zamanında fark ederek doğru adımları atabilmektir.

Bu yazıda ele aldığımız 25 başlık, yıllar boyunca öğrencilerle yapılan gözlemlerden ve eğitim sürecinde sık karşılaşılan durumların değerlendirilmesinden oluşturulmuştur.

Her öğrencinin öğrenme biçimi farklıdır. Bu nedenle tek tip bir çalışma yöntemi herkese aynı sonucu vermeyebilir.

Öğrencinin güçlü yönlerini koruyan, gelişime açık alanlarını ise planlı şekilde destekleyen bireysel yaklaşımlar uzun vadede daha sürdürülebilir sonuçlar sağlayabilir.

Üniversite sınavı bir günde kazanılmaz.

Başarı; her gün atılan küçük ama doğru adımların zaman içinde oluşturduğu büyük bir birikimin sonucudur.

Bugün yapacağınız doğru planlama, yarın çözeceğiniz doğru soru ve bu hafta düzelteceğiniz küçük bir hata, aylar sonra hedeflerinize ulaşmanızda önemli bir rol oynayabilir.

Unutmayın; her gün biraz daha iyi olmak, bir anda mükemmel olmaya çalışmaktan çok daha değerlidir.

Okuyucu İçin Uygulama Planı

Bu yazıyı bitirdikten sonra aşağıdaki adımları uygulamayı deneyebilirsiniz:

• Son deneme sınavınızı yeniden analiz edin.

• En fazla hata yaptığınız üç konuyu belirleyin.

• Haftalık çalışma planınızı bu analiz doğrultusunda güncelleyin.

• Yanlış yaptığınız sorular için bir tekrar listesi oluşturun.

• Ders çalışırken telefon kullanımınızı sınırlandıracak bir yöntem belirleyin.

• Her hafta kendi gelişiminizi önceki haftayla karşılaştırın.

• Küçük ilerlemelerinizi not alın ve görünür hale getirin.

Sınav hazırlığında en büyük avantaj mükemmel olmak değil, düzenli gelişmeye devam etmektir.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page